Hayalim Bi' Çiftlik

Mutfağınızdaki Böcek Çiftliği…

Kurt-burger hala çok uzak geliyor mu kulağa 🙂

2050 yılında eğer halen hayatta olursak 9 milyar dünyalıdan biri olacağız. Bugün ise 7.3 milyar dünyalıdan biriyiz.

Peki 2050 yılında ulaşılacak bu rakam ne anlama geliyor ?

Mevcut tüketim trendleri ile hesaplandığında, 9 milyar dünyalıyı doyurabilmek için şu ankinden yüzde 60 daha fazla besin üretimi yapılması gerekiyor.

Soru şu; dünya bu denli yüksek talebi karşılayabilir mi ? Cevap, evet… Ama bu evet, besin anlayışımızın değişmesi ile anlam kazanıyor.

Bugün “sürdürülebilir besinler” başlığında ilk sırayı yenilebilir böcekler almış durumda…

Bir gün kendinizi un kurtlarından hazırlanmış bir köfte yerken hayal edebiliyor musunuz ?

Katharina Unger da bir kaç yıl öncesine kadar sizin bizim gibi hayal edemiyordu. Ama bugün “mutfakta böcek çiftliği” olarak çevirebileceğimiz bir sistemin kurucusu… Bu da onun hikayesi…

“Yaşayan Çiftlikler” ne demek ?

Yaşayan Çiftlikler ( Livin Farms ) mutfağınızda gerçekleştireceğiniz bir besin devrimi demek… Biz şu anda ekip olarak, çok yüksek bir besin ve protein kaynağını, mümkün olan en ekonomik şekilde, doğaya en az zarar veren bir formatta üretiyoruz.

Piyasaya sürdüğümüz ilk ürünümüz, Kovan ( Hive™ ), yenilebilir böcekleri, bi’ çiftlik mantığında mutfağınızda yetiştirmenize imkan veriyor.

Bu fikir aklına nereden geldi ?

Fikir, Avusturya’da yaşadığım küçük kasabadan, dev bir metropol olan Hong Kong’a taşınmam sonrası oluştu ve gelişti. Hong Kong, gıda konusunda müthiş bir çeşitliliğin yaşandığı bir şehir. Ancak bu gıdaların çoğu dışarıdan şehre ithal ediliyor ve bu denli büyük bir talep sürdürülebilir değil… İşte bu düşünce beni alternatifler üzerine düşündürdü.

Böcekler, sınırlı kaynaklarla, çok küçük alanlarda yetiştirilebiliyor. Bu da insanlara, besin üretimi ve tüketimi konusunda büyük bir bağımsızlık sağlıyor. Yaşayan Çiftlikler fikri böyle ortaya çıktı. Yenilebilir böcekler, gıda geleceği adına heyecan verici bir kaynak.

Ve sen bunlara böcek çiftlikleri adını veriyorsun…

Evet. Kovan, türünün ilk örneği; Evinizin mutfağında, protein açısından zengin, vücuda gerekli vitaminleri üretebileceğiniz bir sistem bu… Ondan önceki tasarımlarımız kullanışlılık açısında yeterli ve daha da önemlisi çekici değildi. Ama son tasarımla, verimlilik, çekicilik ve kullanışlılık konusunda önemli bir seviyeye ulaştık. Kovan, evde besin üretimi konusunda devrim yaratacak bir tasarım…

Yetişkin bir insan için konuşursak, haftalık nasıl bir böcek tüketiminden bahsediyoruz ?

Kovan ( Hive™ ) ile un kurtları için mükemmel bir üreme sistemi yarattık. Kovanı, yemek artıkları, soyulmuş sebze ve meyve ile besleyerek haftalık 500 grama kadar un kurdu elde edebiliyorsunuz. Bu da 5 ila 6 tabak yemek anlamına  geliyor. Köfte makarna yerine un kurdu ve makarna yediğinizi düşünebilirsiniz. Ya da un kurtları ile salata yapabilirsiniz.

Böcek tüketimi uzak doğu kültürlerinde çok yaygın… Ancak batıda durum böyle değil. “Böcek” kelimesinin batı kültüründe yetişmiş birine iştah açıcı gelebileceğini sana düşündürüyor ?

Böceklerden kaçmak yerine, bunların yetiştirilmesini motive etmeye, buna imkan verecek bir tasarım yapmaya konsantre olduk. Bu sistem, yediklerinizle sizin aranızda gerçek anlamda bir köprü olmasını sağlayacak. Yenilebilir böcekleri yetiştirmeye başladığınız zaman, bu fikre alışacağınızı ve iştah açıcı bulacağınızı düşünüyoruz. Çünkü bu durum bizde tam olarak böyle oldu.


Peki böcek tüketmenin sağlık açısından artıları neler ?

Un kurtları protein açısından çok zengin… Demir, kalsiyum ve magnezyum açısından da öyle… Ayrıca önemli bir miktar da “B” Vitamini içeriyorlar. Yapılan son çalışmalar alzheimer hastalığını da yavaşlattığını ortaya koyuyor. Mutfağınızda yetiştirdiğiniz bu besin, yüzyılımızın süper gıdası olabilir.

 Her zaman böyle yeni şeylere açık mıydın ? Yoksa yediklerin konusundan muhafazakar mıydın ?

Böcek yemek için delirmiyordum diyebilirim 🙂 Aslında ilk böcek tabağımı hazırlayıp önüme koyduktan sonra onu yemem bir günümü aldı. Ama her zaman ne yediğim ve bunların nereden geldiği konusunda meraklıydım. Bir çiftlikte büyüdüğüm için, doğal gıdalara ulaşmak benim için sıradan bir şeydi. Ama buradan Hong Kong’a taşındığımda insanların yedikleri ile aralarındaki yabancılık beni çok şaşırtmıştı.

Bahsettiğin tam anlamıyla bir besin devrimi… Sence bu devrim zorunluluktan mı gerçekleşecek yoksa özgür irade ile isteyerek mi ?

Eğer bir gereklilik yoksa, insanları ne yiyecekleri konusunda zorlayamazsınız. Şu anda böyle bir zorunluluk durumu da yok. Ama buna rağmen günlük diyetlerinde böceği tercih eden insanların sayısında bir artış var. Biz şirket olarak daha yeni 400 pişmiş böcek tabağı siparişini dünyanın çeşitli bölgelerine kargoladık. Ve bu daha ilk adım. Bir besin çeşidi olarak böcek tüketimi kesinlikle yaygınlaşacak.

“Böcekler” isminde bir belgesel yapıldı ve bu belgesel şu sorunun cevabını arıyor: “Bir besin kaynağı olarak böcek, dünyanın kurtuluşu olabilir mi ?…” Sen ne düşünüyorsun bu soru hakkında ?

Dünyanın geleceği ve hepimizin besin anlamında kurtuluşu için tek bir çözüm yolu yok… Ama kesinlikle böcekler dünyanın kurtuluşunda önemli bir pay sahibi olacak. İnsanların böcek yiyerek, dünya için bir şeyler yapması fikri bizi çok heyecanlandırıyor.

Şu ana kadar yediğin en lezzetli böcek hangisiydi ?

Kesinlikle un kurtları… Biz ürettiğimiz un kurtlarını çok farklı şekillerde hazırlayabiliyoruz. Hatta köfte şeklinde bile yapıyoruz. Çok lezzetliler, emin olabilirsiniz 🙂

Verdiğin TEDx konferansında, her bir insanın senede 500 gram böcek tükettiğini söylüyorsun. Bunu biraz açar mısın ?

Böcekler her yerdeler. İnsanlar farkında olmadan her yıl 500 gram böcek tüketiyorlar. Yediğiniz çikolatalardan, içtiğiniz çorbaya ve kahveye kadar…katharina4

Dahası, cochineal isminde Meksika’da üretilen bir böcek türü, kırmızı rengi nedeniyle yediğimiz bir çok şeye gıda boyası olarak katılıyor.

Bu örneklere portakalı da verebiliriz. Böceksiz olan portakalları bir bütün olarak marketten satın alıyorsunuz. Böcekli olanlarsa sıvı haline getirilip, portakal suyu olarak satılıyorlar.

Yani böcek yemek günlük hayatımızın aslında bir parçası ve son derece normal…

Senin kendi ailen, anne ve baban ürettiğin böcekleri yiyor mu ?

Evet, babam ilk günden beri üstelik… Babam bir gurmedir ve yeni yemekler konusunda çok meraklıdır. Annem içinse durum biraz daha farklı oldu. Onun süreci biraz daha uzun sürse de bugün artık o da un kurtlu değişik yemekleri severek tüketiyor. Daha yeni bir tv programında benimle birlikte kurt-burger hazırladı üstelik… Bir zamanlar şüpheci olan annenizin, şimdi tarifler yaratıyor olması bile çok heyecan verici değil mi !

Şu ana kadar aldığın en ilginç geri dönüş neydi ? Ve çocuk faktörünün çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çocuklar, yetişkinlerden çok daha hızlı adapte oluyorlar değil mi ?

Biz en çok şaşırtan insanların çok hızlı böcek tüketmeye adapte olması oldu. Daha çok yeni bir destekleyicimizden video geldi. 5 yaşındaki kızı, daha fazla böcek diye sofrada bağırıyordu. Çocuklar böcek yemeye bayılıyor.

Çocuklar, besin konusunda, neyin yenilebilir olup olmadığı konusunda, toplumsal ve kültürel normlardan çok daha az etkileniyorlar.

Son olarak, hayalin nedir ?

Yeni başlayan bir şirket olarak bizim hayallerimiz var. Ve bu hayallerin en başında, ailelerin ve özellikle çocukların böcekli yemekleri sıradan sohbetler eşliğinde tükettiğini görmek geliyor.

Böcekler evimizdeki mutfak raflarına girecekler. Ve bu bir kehanet değil, gerçek.

İyi şeyler yediğimiz ama bunu yaparken dünyayı yemediğimiz bir geleceği inşa edenlerden biri olmak istiyorum. Hayal ettiğim gelecekteki besinler hem sağlıklılar hem de sürdürülebilirler.

Bir akşam yemeği olarak kurt-burger hazırlamak… Bu düşünceye alışmak kolay değil gerçekten…  Çünkü özünde insanoğlu alıştığını sever, bildiğini tercih eder.

Ama 2016 yılından bakıldığında iştah açıcı olan bir çok gıdaya geçmişte “böcek” muamelesi yapılıyordu. Patates, fakir yemeği… Japonların suşisi, işçi yemeğiydi. Bugün en pahalı restoranlarda servis edilen ıstakoza ise “denizlerin hamamböceği” gözüyle bakılıyordu.

Ama bugün tüm bu besinler bize iştah açıcı geliyor. Yani bu besinleri sevmeyi öğrendik.

Kurt-burger hala çok uzak geliyor mu kulağa 🙂

Bir Soru Sorun

yorum